TüM CHaTLaQSLaR BuRDa SeN NeRDeSiN??
 
AnasayfaGaleriSSSKayıt OlGiriş yap
MiSaFiR
widgeo.net
Web Counter
En son konular
» www.radyocare.djop.de
tarafından _troyaa_ C.tesi Tem. 04, 2015 10:27 pm

» www.radyocare.djop.de
tarafından _troyaa_ Çarş. Tem. 01, 2015 11:45 pm

» www.radyocare.djop.de
tarafından uğurradyo C.tesi Ara. 07, 2013 2:07 pm

» yayindayim
tarafından uğurradyo C.tesi Ara. 07, 2013 2:05 pm

» Üsküdarda sabah oldu ,hadi kahvaltiya....
tarafından uğurradyo C.tesi Ara. 07, 2013 2:01 pm

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 139 kişi C.tesi Mart 05, 2011 5:55 pm tarihinde online oldu.
En iyi yollayıcılar
_troyaa_ (5389)
 
DeLiYaR (3274)
 
BaRoNeS (2252)
 
ANGeLiNa (1988)
 
ALTIN_DAMLA (743)
 
GuLGuZeLi (637)
 
ruzgar (543)
 
hope (509)
 
GüL-PeRiSi (444)
 
CaT_GiRL (250)
 
Flatcast.fr
ONLiNe RaDYo

Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Flatcast.fr CHaTLaQS
RaDYoCaRe

Paylaş | 
 

 ATATÜRK EVLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:25 am


Antalya

1930 yılı Mart ayının başlarında ****** İzmir'deydi. Havalar soğuk gidiyordu. Antalya'nın ılık ikliminde bir hafta dinlenmeyi düşündü. 5 Mart 1930 günü, karayolu ile, İzmir'den Antalya'ya hareket etti. Isparta, Burdur derken, 6 Mart 1930 günü öğleden sonra, Antalya'ya geldi. Kepez'den şehre kadar halk, yolun iki yanını doldurmuştu. Saat tam 16. 00 da Tophane Meydanına gelen ******'e armağan etmişlerdi. Köşkün önü mahşerdi. ******, kısa bir süre Köşk'te dinlendikten sonra balkona çıktı. Halk çılgınca alkışlıyordu. ******, burada kısa bir konuşma yaparak Antalyalılara teşekkür etti. O akşam Türk Ocağındaki toplantıya katılarak gençlerle memleket sorunları üzerine görüştü. Gece yarısına doğru Köşküne çekildi.
******, Antalya'da 12 Mart 1930 sabahına kadar tam bir hafta kalmıştı. Bu süre içinde Antalya'da geziler yaptı. Müzeleri, eski eserleri gezdi. Narenciye bahçelerinde üreticilerle görüştü. Dinlendi. 12 Mart 1930 sabahı saat 10 da arkadaşlarıyla birlikte Ankara'ya döndü.
******, Antalya'ya 10 Şubat 1931 günü öğleye doğru tekrar gelmişse de o gün Antalya'da kalmamış, İzmir'den beri kıyıları tarayarak gelen Ege'de o gün Antalya'da kalmamış, İzmir'den beri kıyıları tarayarak gelen Eğe Vapuru ile Silifke'ye geçmişti. ******'ün, Antalya'ya üçüncü ve son gelişi, 1935 yılı Şubat ayına rastlar. ****** 16 Şubat 1935'te Ege Vapuru ile İzmir'den hareket etmiş, 18 Şubat 1935 Pazartesi günü saat 13. 30'da Antalya iskelesine çıkmıştı. Yanında kız kardeşi Makbule Atadan, Nebile Hanım, Prof. Afet İnan, Fahrettin Altay, Nuri Conker, Cevat Abbas Gürer, yaverler ve başkaları vardır. İskeleden faytonlarla doğruca Köşküne gelen ******, burada akşama kadar dinlendi. Akşam Erenkuş'a oradan tekrar köşke geldiler. Geceyi Köşkte geçiren ******, ertesi günü gece saat 22. 30 da Ege Vapuru ile Taşucuna hareket etti.
Antalyalıların ******'e hediye ettikleri ****** Köşkü, iki katlı, üzeri kiremit çatı, taş bir yapıdır. Girişinde uzun bir hol, holün sağında bir salon, bir oda, banyo ve mutfak, solonda da iki oda ve üst kata çıkan merdiveni vardır. Üst katta ise, holden ayrı olarak birisi balkonlu olmak üzere yedi odası vardır. ****** merdivenin karşısındaki odada yatmıştır.
******'ün ölümünden sonra, Antalya ****** Köşkü, Özel İdareye geçmiş, 1939 da Akşam Kız Sanat Okulu ve Kız Enstitüsü binası olara kullanılmıştı. 1952 yılında Tarım Bakanlığına devredilen Köşk, son yıllara kadar Teknik Ziraat Müdürlüğünün büroları olarak kullanılmıştır. 1980 yılından sonra Kültür Bakanlığına devredilin Köşk, onarılmış, ****** Müzesi olarak ziyade açılmıştır.
Kaynak: www.******.net/ata/antalya.html

Alanya


Uşak


Eskişehir



Izmir


Kayseri


Florya Deniz Köşkü


Domabahçe Sarayı

Amasya

1926 Amasya Saraydüzü Kışlası

1930 Amasya Saraydüzü Kışlası

Mustafa Kemal ****** Amasya Genelgesini (21-22 Haziran 1919) Saraydüzü kışlası komutanlık binasında hazırladı. ****** bu binada 10 gün kaldı (Kurtuluş Savaşı sürecinde en uzun kaldığı bina olarak biliniyor). Kurtuluşun ve Cumhuriyetin manifestosunu bu binada hazırlayıp, tüm Türkiye'ye ve dünyaya ilan etti.
Kuva-i Milliye'nin bu anıt yapısı şu an yok. Bu bina 1941'de deprem nedeniyle yıkıldı ve yerinde bir ****** anıtı var. Bu anıt cumhuriyet döneminin ilk ****** anıtıdır.
Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi olması nedeniyle de Amasya Genelgesi'nin Türk tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır.
Kurtuluş Savaşında Amasya
www.amasya.gov.tr/http/index

_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:24 am



Trabzon ****** Köskü


Cumhuriyetin ilanından sonra, Sonbahar Gezisi adıyla ******'ün yaptığı büyük yurt gezisi Dumlupınar'dan başlamıştı. Buradan Bursa'ya gelen ****** 12 Eylül 1924'te Hamidiye, Kruvazörü ile Mudanya'dan hareket etmiş. İstanbul Boğazından geçerek Karadeniz'e açılmış, 15 Eylül 1924 sabahı saat 11. 00 de Trabzon'a gelmişti. ******, Trabzonlular tarafından heyecanla karşılandı.Yanında eşi Latife Hanım ve yakın arkadaşları vardı. Doğruca Belediyeye geldi. Öğleden sonra da, kendileri için dayanıp döşenen Soğuksu'daki köşke giderek dinlendiler. Köşk 1913 yılında yaptırılmış, Cumhuriyetin ilanından sonra da Özel İdarenin mülkiyetine geçmişti. Bodrumu ile birlikte dört katlıydı. Üçüncü katın büyük odası ******'ün yatak odası idi.
O gün akşam, Köşk'ün alt kat salonunda Trabzon Belediye Başkanı Kazazoğlu Hüseyin, ******'ün onuruna bir yemek vermiş bir de konuşma yapmıştı. ****** bu konuşmayı cevaplandırdı: (Efendiler, hemen bütün Trabzon halkını yekpare bir samimiyete kitlesi halinde gördüm. Kadınların, çocukların, ihtiyarların gözlerinde yaş gördüm. Bu ne yüksel duygu bu ne şefkat bu ne asalettir.) dedi Trabzonlulara teşekkür etti.
Ertesi gün okulları, hastaneyi, iplik fabrikasını ziyaret ettikten sonra 17 Eylül 1924 sabahı Trabzon'dan ayrıldı Rize'ye yolcu oldu.
******'ün Trabzon'u ziyaretinden sonra özel idareye ait bulunan Köşk, Trabzon Belediyesince satın alınarak ******'e hediye edildi. Bir Trabzon heyeti, Ankara'ya gelerek Köşkün tapusunu ve anahtarlarını ******'e teslim etti. ****** 27 Kasım 1930 günü Ege vapuru ile Samsun'dan Trabzon'a geldiği zaman, geceyi yine bu Köşkte geçirmiş, iki gece kaldıktan sonra, İstanbul'a dönmüştü. Köşk artık (****** köşkü) adıyla tanınıyor, Trabzonlular bu Köşkle övünüyorlardı.
******'ün Trabzon'a üçüncü ve son gelişleri 10 Haziran 1937 tarihine rastlar, Ege vapuru ile İstanbul'dan Trabzon'a gelen ******, doğruca kendi Köşküne gelmiş, iki gecesini bu Köşk'te geçirmişti. Bu son gelişlerinde: (Mal ve Mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime bağışlamakla ferahlık duyacağım. İnsanın serveti kendi manevi kişiliğinde olmalıdır. Ben büyük milletime daha çok şeyler vermek istiyorum. ) diyerek, bütün mal ve mülk varlığını hazineye bağışladığını noter huzurunda tescil ettirmişti. ****** 12 Haziran 1937 sabahı Trabzon'dan İstanbul'a döndü.
******'ün ölümünden sonra, Trabzon Belediyesi, ****** köşkünü ****** Müzesi olarak ziyarete açmağa karar verdi. ****** 'ün kullandığı eşyaları, fotoğraflarını sergiledi. Bugün Köşk'ün girişinde, ******'ün Trabzon'a ilk gelişlerinde yaptığı konuşmanın tam metni asılıdır. Sağdaki küçük salon, ******'ün yaptığı konuşmanın tam metni asılıdır. Sağdaki küçük salon, ******'ün hayatına ve Trabzon'u ziyaretlerine ait fotoğraflarla donatılmıştır. Bitişiğindeki odada ise ******'ün dinlendiği koltuk ve kanepeler bulunmaktadır. Bunlardan biri üzerindeki plakada şu cümle yazılıdır. (******, 11 Haziran 1937 tarihinde, şahıslarına ait emval-i gayrimenküllerini millete bıraktıklarına dair muameleyi burada imza buyurdular. ) Öteki oda, ******'ün yemek salonu olarak döşelidir.
Köşk'ün üçüncü katında ******'ün yatak odası, banyosu, yaver odaları, çalışma salonu vardır. Köşk bugün çiçekli geniş bahçesi ile Trabzon'un en güzel evlerinden biri olarak tanımakta, Belediyenin yönetiminde ****** Müzesi olarak ziyarete açık bulundurulmaktadır.
Kaynak: www.******.net/ata/trabzon.html

_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:23 am



Afyonkarahisar - Kocatepe



Afyonkarahisar


Dumlupınar



Dumlupınar


Balıkesir Kuvayı Milliye Müzesi


Bursa

Konya


Malatya


Mersin


Adana


Eski Çankaya


Çankaya Köşkü


Çankaya Ordu Köşkü


Gazi Çiftliği



Istanbul



Rize

Yalova



_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:21 am

Kaynaklar:

1- Bülent Çetinor, ****** Evleri, İlgi Dergisi, Apa Ofset Basımevi, İstanbul, Mayıs 1981
2- Mehmet Önder, ****** Evleri- ****** Müzeleri, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1970

Resimler: Yük.Müh.Mimar Bülent Çetinor
Doç.Dr. Gül Batuş
İ.Ü. İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü
Samsun - ****** Evi


Samsun ****** Evi, Mıntıka Palas'ta Samsun Belediyesince düzenlenerek ziyarete açılmıştır. Şöyle ki: ******, Dokuzuncu Ordu Kıt'aları Müfetişi olarak 18 kişilik kadrosuyla 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'a geldiği ve Bandırma vapurundan çıkarak karaya ayak bastığı zaman coşkun gösterilerle karşılanmış ve şehrin en iyi binası olan Mıntıka Palas'da misafir edilmişti. Burası iki katlı taş bir bina idi. 1902 de yılında Abacıoğlu adında zengin birisi tarafından otel olarak yaptırılmıştı. ******'ün Samsuna geleceğini duyulur duyulmaz, o günlerde kapalı olan otel, Mutasarrıfın emriyle açtırılmış, Askeri hastaneden karyola ve sandalyeler taşınarak döşenmişti. ******, bir hafta süre ile bu binada kalmış, Anadolu'da başlattığı Milli Mücadeleyi ilkin bu binada açmıştı.
Cumhuriyetin ilanından sonra 20 Eylül 1924 günü eşi latife hanımla birlikte Samsun'a ikinci kez gelen ****** , bu sefer Samsunlu Şahinzade Remzi Bey'in evine konuk olmuştur. O gün Samsun'a ilk geldiği zaman kaldığı eski Mıntıka Palas Belediyece kendisine hediye edilmiş, ****** bundan çok duygulanmıştır. Samsundan ayrılışından sonra, Belediye binayı dayayıp döşemiş, ****** Evi olarak korumuştur. Harf inkılabı günlerinde 16 Eylül 1928 de üçüncü kez Samsuna gelen ****** kendi evinde iki gece üç gündüz, dördüncü gelişi olan 28 Kasım 1930 tarihinde de dört gece beş gündüz kalmıştır.
Samsun ****** Evinin üst kat odaları ******'ün yatak odası, çalışma odası Toplantı odası salonu olarak düzenlenmiştir. Alt katta l930 yılında açılan Gazi kütüphanesi, 1972 yılına kadar hizmet vermiş, daha sonra kütüphane buradan taşınmıştır.
Samsun Belediyesinin düzenlediği ****** evi, Milli Mücadele tarihimizin ilk sayfası, hatta önsözüdür. Bu yönüyle tarihi değeri büyüktür.
Kaynak:
www.******.net/ata/samsun.html

ATATÜRK EVLERİ



Samsun Havza

****** 25 Mayıs 1919-12 Haziran 1919 tarihleri arasında Mesudiye Oteli olarak bilinen bu binada çalışmalarını sürdürmüştür. ******'ün kaldığı oda binanın ikinci katındadır.

****** 19 Mayıs 1919 da Samsun'a çıktıktan 6 gün sonra, 9. Ordu kıtaları Müfettişliği karargahı havza ilçesine nakletmiş, arkadaşlarıyla birlikte Havza'da Mesudiye otelinde 13 Haziran 1919 tarihine kadar kalmıştır.
******'ün iki gün kaldığı mesudiye oteli, cumhuriyet döneminde 1985 yılına kadar Belediye Dairesi olarak kullanılmıştır. Büyük değişikliklerle yenilenen binanın ikinci katı ****** odası olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır. ****** odasında, ******'ün çalışma masası ve koltuğu, bir ****** büstü ve resmi, 2 halı, ilk cumhurbaşkanlığı forsu, yazı takımı ve bir saat sergilenmektedir. Odanın duvarındaki panoda, ******'ün Havzalılara hitabesi yer almaktadır.


Bigalı - ****** Karargahı

Eceabat İlçesi’ne bağlı Bigalı Köyü’ndeki ****** Evi
******'ün karargah olarak kullandığı ev
(Çamyayla)

******'ün Çanakkale savaşları sırasında karargah olarak kullandığı evin de bulunduğu Çanakkale'nin Bigalı köyü, yeniden düzenlendi.
Birinci Ordu Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, törende, Türkiye'yi güçlü kılacak yolun, yaratılan yapay ayrımlardan değil, ortak değerleri öne çıkarmaktan geçtiğini söyledi.

_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:20 am

II- Kurtuluş Savaşı Yılları

Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da kaldığı ve karargah olarak kullandığı pek çok ev arasında : Samsun 19 Mayıs Müzesi, Erzurum ****** Evi, Ankara İstasyon Binası, Eski Çankaya Köşkü, Polatlı Alagöz Köyü Başkomutanlık Cephe Karargahı, Akşehir Garp Cephesi Karargahı, Afyon, Şuhut ****** Karargah Binası, Afyon ****** Karargah Binası sayılabilir .

Samsun 19 Mayıs Müzesi: Bugün Samsun 19 Mayıs Müzesi olarak ziyaretçilere açık olan bina, 19 Mayıs 1919'da 18 arkadaşı ile Samsun'a gelen ******'ün kaldığı Mıntıka Palas Otelidir. "Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yılında, ******'ün Samsun'a ikinci gelişinde Mıntıka Palas sahipleri bu binayı ******'e hediye etmişlerdir. Daha sonra, ******'ün emri ile binanın alt katı "Gazi Kütüphanesi" adıyla 22 Eylül 1939'da halkın hizmetine açılmış, üst kat ta Samsun belediyesince "19 Mayıs Müzesi" olarak tanzim edilmiştir" (Çetinor 1981:33). Bu otel, heyeti Anadolu'da ilk barındıran bina olarak tarihe geçmiştir.

Erzurum ****** Evi: 3 Temmuz 1919'da Erzurum’a gelen ******, bir kaç yer değiştirdikten sonra, Yukarı Mumcu Mahallesindeki iki katlı kagir konağa taşınmıştır. "Erzurum Kongresi süresince ve Sivas'a gidiş tarihi olan 29 Ağustos 1919'a kadar 52 gün bu konutta kalmıştır" (Çetinor 1981: 33).

Cumhuriyetin ilanından sonra Erzurumlular bu binayı ******'e armağan etmişlerdir. Vefatından sonra Çocuk Esirgeme Kurumuna devredilen bina, uzun süre çocuk yuvası olarak kullanılmıştır. Bugün tarihi ****** Evi, müze olarak halka açılmıştır.

Ankara İstasyon Binası: ****** Anadolu'daki tarihi gezisini ve kongreleri tamamladıktan sonra Ankara'ya gelmiş, önce Ziraat Mektebine, daha sonra da "Direksiyon Binası" denilen Ankara'nın küçük istasyon binasına yerleşmiştir. 2,5 katlı binanın iki odası kendisine tahsis edilirken, diğer bölümleri yine Demiryollarının hizmeti için kullanılmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın harekat planları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulması esasları bu binada yapılmıştır. Çerkez Ethem’in ******'e suikasta yeltenmesi ve casus Mustafa Sagir'in yakalanması Direksiyon Binasında geçen en önemli olaylardır. Bina, Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'nce 1965 yılında müze haline getirilmiştir.

Eski Çankaya Köşkü: ****** için müstakil bir binaya ihtiyaç duyulması sonunda Çankaya sırtlarındaki Bulgurzade'lerden Mehmet ve Fuat Beylerin bağ evi 1921'de Ankaralılar tarafından 4500 liraya satın alınarak ******'e tahsis edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı köşklerinin nüvesini oluşturan ve ******'ün 1921-1932 yılları arasında severek kaldığı bu bina, ünlü mimar Vedat Tek tarafından bazı ilavelerle genişletilmiş, geniş bir teras ve üstü sivri kuleli bir kütüphane yapılmıştır. ****** ünlü Nutkunu bu kütüphanede yazmıştır. Eski köşk, 1950 yılında "****** Müzesi" haline getirilmiştir.

Polatlı Alagöz Köyü, Başkumandanlık Cephe Karargahı: Bu ev, ******'ün Büyük Nutkunda "Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa hazretleriyle beraber Polatlı Cephe Karargahına gittim.." dedikleri, düşmana en yakın tarihi binadır. Mustafa Kemal," 23 Ağustos'tan 13 Eylül tarihine kadar 22 gün-22 gece aralıksız devam eden Sakarya Meydan Muharebesini bu binadan idare etmiş, bütün planlarını burada hazırlamış, tarihi kararlarını burada vermiştir" (Önder 1970: 78). Sakarya Meydan Savaşı'nın hareket planları, haritaları, savaşta kullanılan silahlardan bazıları ve ******'ün özel eşyaları da dahil olmak üzere pek çok tarihi belgenin yer aldığı bina, 10 Kasım 1968 tarihinde müze olarak hizmete girmiştir.

Akşehir Garp Cephesi Karargahı: 18 Kasım 1921'den 24 Ağustos 1922'ye kadar Garp Cephesi karargahı olarak kullanılan o zamanki Belediye binasında Büyük Taarruzun planları hazırlanmıştır. ****** 18 Kasım 1921- 24 Ağustos1922 tarihleri arasında kaldığı bu binada 22 Ağustos günü "Ordular.. İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!" emrini vermiştir (Çetinor,1981:33). Bina, 1966 yılında "****** ve Etnografya Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır.

Afyon, Şuhut ****** Karargah Binası: Şuhut kasabasındaki bu küçük köy evi 22 Ağustos 1922'de ******'ü ağırlamış, iki gün sonra 26 Ağustos'ta Büyük Taarruz başlamıştır. Günümüzde özel mülkiyet olan bina "korunması gerekli tarihi evler" arasındadır. (Önder 1970:84)


Afyon ****** Karargah Binası: Büyük Taarruz sonunda Türk Orduları 22 Ağustos 1922'de Afyon’a girmişler ve Başkumandanlık ile Garp cephesi Kumandanlık Karargahı da Afyon belediye binasına nakledilmiştir. Bu bina Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar karargah olarak kullanılmıştır (Çetinor, 1981 :33).

III. Cumhurbaşkanlığı Dönemi Konutları

Bu dönemde, Cumhurbaşkanlığı Konutlarının yanı sıra, ******'ün karış karış gezdiği genç Türkiye Cumhuriyeti'nin hemen her köşesinde, kendisini ağırlayan, misafir eden sayısız bina vardır. Bir çoğu, günümüzde müzeye dönüşmüş olan bu binalar arasında: Konya ****** Evi, Adana ****** Evi, İzmir ****** Evi, Antalya ****** Köşkü, Ankara ****** Orman Çiftliği içinde bulunan Marmara ve ****** Köşkleri, Ankara Söğütözü ****** Evi (******'ün en küçük evi, tek oda), Diyarbakır ****** Köşkü, Trabzon ****** Köşkü (ölümünden bir sene önce vasiyetnamesini dikte ettirdiği ev), İstanbul-Florya Deniz Köşkü, Ankara Çubuk Barajındaki ****** Köşkü ve Yalova ****** Köşkleri sayılabilir.

Eski ve Yeni Çankaya Köşkleri: ******'ün 1921-1931 yılları arasında kullandığı Eski Çankaya Köşkü ilk Cumhurbaşkanlığı konutudur. "Ancak zaman içinde bu köşkün yetersiz kalması sonunda 1932 yılında ******'ün emriyle bugün de Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılan Yeni Köşk yaptırılmıştır (Önder 1970: 77).

Çoğunda, en fazla bir kaç gün kalan ******'ün en fazla sevdiği ve vakit geçirdiği evlerinin başında, ****** Orman Çiftliği ve Yalova ****** Köşkleri gelmektedir.

Cumhuriyetin ilanından sonra, hedeflenen Batı Medeniyeti doğrultusunda yapılan çalışmalar her alanda büyük bir hız ve azimle başlamış ve ****** bu faaliyetlerin pek çoğuna katılarak halkı yüreklendirmiştir. ****** Orman Çiftliği tarıma verdiği önemin bir göstergesidir. “Çiftlik, çeşitli tarım alanlarında faaliyet göstermek ve bir örnek teşkil etmek üzere 5 Mayıs 1925’te ******’ün emri ile kurulmuştur. ******, Ankara’nın çölleşmiş olan bu geniş düzlüğünde bizzat çalışmış, çiftliğin her türlü faaliyeti ile uğraşmış, bütün masraflarını kendisi ödemiş, burada yaptırdığı iki köşkte, günlerce, haftalarca kaldığı olmuştur. Bir süre sonra bu boş arazi verimli bir çiftlik haline gelmiş, bir orman doğmuş, bu başarısından sonra ****** 11 Mayıs 1937’de , bu çiftlikle birlikte Silifke ve Yalova’daki çiftliklerini de Türk Milletine hediye ederek, bununla ilgili belgeyi imzalamıştır.”(Önder 1970 :110)


"Yalova'yı ve şifalı kaplıcalarını çok seven ******, 1927'den 3 Şubat 1938'e kadar sık sık Yalova'ya gelmiş, dinlenmiş ve şifalı sularından yararlanmıştır"(Çetinor,1981:35). ******'ün bu ilgisi nedeniyle Yalova'da : ****** Köşkü, Baltacı Çiftliği Köşkü ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü olmak üzere üç köşk yaptırılmıştır.

Kurtuluş Savaşının başladığı 1919 yılından sonra hiç yurt dışına çıkmayan Mustafa Kemal ******,
Başkumandan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm yaşamını, Yahya Kemal Bayatlı'nın:

Kuru ekmekle beyaz peyniri lezzetle yiyen,
Çeşmeden her su içişte "şükür Allaha" diyen bu vatandaş,
Biraz ahşap, biraz kerpiçten, yapabilmiş bu güzellikleri bir hiçten
mısralarındakine benzer vatandaşlarının arasında, evlerinde, gönüllerinde yaşamıştır.

_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:20 am

****** Müzeleri, Evleri veya Köskleri


Büyük Önder ******, Kurtuluş Savaşı sırasında ve Cumhuriyetin ilk yıllarında, bütün ulusu değişim ve harekete yönlendirebilmek için ülkenin her yerini gezmiş, toplantı ve çalışmalar yapmış ve halk il

[tr][td width="100%" colSpan=2]
Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Sözlüğü 1918-2000
M. Orhan Bayrak

****** her gittiği yerde Türk misafirperverliğiyle karşılanmış ve birçok evde kalmıştır. Bugün ******'ün oturduğu, misafir edildiği evler, savaş yönettiği karargahlar, hatırasını taşıyan değerli mekanlar, eşyalarıyla birlikte günümüzde halka açık müzeler haline getirilmiştir.

******’ün evlerini “Doğumundan, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışına kadar olan konutlar”, “Milli Mücadele Yılları konutları” ve “Cumhurbaşkanlığı dönemi konutları” olarak üç ana başlık altında toplamak mümkündür.

Büyük Önder ******'ün kullandığı evlerin ortak özelliği, çok kısa süreli ikamet edilmiş olmalarıdır. ******, Kurtuluş Savaşı sırasında ve Cumhuriyetin ilk yıllarında, bütün ulusu değişim ve harekete yönlendirebilmek için ülkenin her yerini gezmiş, toplantı ve çalışmalar yapmış ve halk ile iç içe olmaya özen göstermiştir. Bu çabalarında kendisini yalnız bırakmayan ve büyük destek veren Anadolu halkı, Önder'ine Türk misafirperverliği ile evini açmış, konuk etmiştir.

Prof.Dr.Afet İnan, araştırmacı, yazar Mehmet Önder'in 1970 yılında yayınlanan "****** Evleri- ****** Müzeleri" adlı eserine yazdığı önsözünde bir anısını şöyle aktarmaktadır:

"******'ün Çankaya'da oturduğu köşkte bir anahtar koleksiyonu vardı. Bunlar memleketin çeşitli yerlerinde, kendisine hediye edilen evlere aitti. O, bu binaların hemen hepsine gitmiş, zaman zaman memleket meselelerini yerlerinde tetkik ederken, buralarda misafir edilmiştir...Bugünkü sınırlar içinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil eden Türk milleti, kendisine sembolik bir şükran ifadesi olarak kasaba ve şehirlerinde evler hediye etmişlerdir. Bunların tapuları, anahtarları, kendisine güzel birer hatıra idi. Fakat yine gayet iyi biliyorum ki, son senelerinde bunların hepsini, bulundukları şehirlere vermeyi öngörmüş ve resmi muamelelerin bir kısmı da tamamlanmıştır." (Önder 1970 :7,

******'ün oturduğu, misafir edildiği evler, savaş yönettiği karargahlar, hatırasını taşıyan değerli mekanlar, eşyalarıyla birlikte günümüzde halka açık müzeler haline getirilmiştir.

Bu evleri:
1- Doğumundan, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışına kadar olan konutlar
2- Milli Mücadele Yılları konutları
3- Cumhurbaşkanlığı dönemi konutları olarak üç ana başlık altında toplamak mümkündür.

I- 1881-1919 tarihleri arasında kalan dönem

İlk döneme ait olan evler içinde en önemlileri Selanik'te doğduğu ev ile İstanbul-Şişli'deki ****** Evi'dir.

Selanik'te Türk Evi: 1881'de içinde doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarının bir kısmını geçirdiği, ülkenin özgürleşmesi için mücadele etmeye karar verdiği tarihi ev, Selanik'in Balkan Savaşları sonunda Yunanistan'ın eline geçmiş olması nedeni ile Lozan Antlaşması maddelerince Yunanlılara verilmiştir. Yunan Hükümeti de evi bir Yunanlı aileye satmıştır.

Cumhuriyetin 10. Yıl Dönümü gerekçesiyle, Selanik Belediyesi, Türk-Yunan Dostluğu ve Balkan Konferansının bir anısı olarak, ******'ün doğduğu evin kapısına, üzerinde Türkçe, Yunanca ve Fransızca olarak : "Türk Milletinin Büyük Kurtarıcısı ve Balkan Birliği'nin Önderi GAZİ MUSTAFA KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Ekim 1933" yazan çift kapalı bir levha koymuştur.

Selanik Belediyesi daha sonra evin, Yunanlı sahibinden satın alınarak ******'e armağan edilmesini de kararlaştırmış, konut ancak 19 Şubat 1937'de tahliye edilmiş, anahtarları Selanik Konsolosluğumuza teslim edilmiştir." Doğduğu evin kendisine armağan edilmesinden büyük memnuniyet duyan ******, Ankara'dan bir mimar görevlendirmiş ve yaşadığı döneme ait bilgileri not ettirerek evin o günkü durumuna getirilmesine yardımcı olmuştur"(Çetinor 1981 30).


1950 yılında daha geniş bir tadilat gören ****** Konutu'nun “****** Müzesi” olarak düzenlenmesi düşünülmüş ve bu konuda Dışişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı çalışmalara başlamıştır. Bu çabalar sonuç vermiş ve ev tamamen eski haline uygun biçimde düzenlenerek 10 Kasım 1953 günü ziyarete açılmıştır.

İstanbul-Şişli’de ****** Evi (İnkılap Müzesi): ****** Suriye cephesinden ayrılıp 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelişinden kısa bir süre sonra Şişli'de Madam Kasabyan'ın üç katlı konutunu kiralamış, Beşiktaş Akaretler mahallesinde oturan annesi Zübeyde Hanım ile kız kardeşi Makbule Hanımı da bu eve taşımıştır. İstanbul’un düşman işgali altında olduğu o zor günlerde, konutunda arkadaşları ile sık sık toplantılar yapmış, 16 Mayıs 1919'da Samsun’a hareketine kadar, altı ay burada kalmıştır.1908 yıllarında yaptırılan ve ****** Evi olarak bilinen evi, İstanbul Belediyesi tamir etmiş ve 1943'de İnkılap Müzesi olarak ziyarete açmıştır.

******'ün doğumunun 100. senesinde yeniden düzenlenen müzede, kendisine ait fotoğraflar, kullandığı eşyalar ve merhum Çelik Gülersoy tarafından bağışlanan ****** hakkında yazılmış 500'ün üzerinde eserin bulunduğu bir kitaplık bulunmaktadır.

_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
_troyaa_
RooT
RooT


Mesaj Sayısı : 5389
Yaş : 22
Lakap : CaRe
cizgi resim :
ReP PuaNi : 8
ReP GüCü : 7330
Kayıt tarihi : 10/12/08

MesajKonu: ATATÜRK EVLERİ   Çarş. Eyl. 09, 2009 12:17 am

Selanik ****** Evi ENGLISH


******'ün Evinden Görüntüler
****** 1881 yılında Selanik'te doğmuştur. Onun, doğduğu, çocukluk ve gençlik günlerinin bir kısmını geçirdiği, memleketin hür bir idare rejimine kavuşması için arkadaşları ile birlikte karar verdiği tarihi ev bugün (****** Evi) adıyla müze olarak tanzim edilmiş ve ziyarete açılmıştır.

****** Evi bugünkü Selanik'in Aya Dimitriya mahallesinde ve Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numaradadır. Bitişiğinde Türk Konsolosluğu vardır.
Selanik'te ****** Evi, arşiv kayıtlarına göre, Selanik'in Koca Kasım Paşa mahallesi, Islahhane caddesi üzerindedir. Ev, bodrumu ile birlikte üç katlı ve bir avlu içerisindedir.
Selanik arşiv belgelerinden edinilen bilgilere göre, şimdi müze olan ****** Evi, 1870 yılından önce Rodoslu müderris Hacı Mehmed tarafından yaptırılmış olup önce İbrahim Zühdü adlı birisine, daha sonra da yine Selanik halkından Abdullah Ağa ve Eşi Ümmü Gülsüm'e satılmıştır. Bu kayıtlardan anlaşıldığına göre Ev, ******'ün babası Ali Rıza efendi tarafından inşa ettirilmemiş, sahiplerinden kiralanmıştır.
******'ün babası Ali Rıza Efendi, bir süre Selanik Evkaf katipliğinde bulunmuş, gümrük memurluğu yapmış, 1876 yılında da Selanik "Asakir-i milliye taburunda birinci mülazım olarak görev almış, daha sonra serbest ticaret hayatına atılmıştır.
Selanik'in tanınmış ailelerinden Sarıgüllü Hacı Sofulardan Feyzullah Ağa'nın kızı Zübeyde Hanım'la 1878 yıllarına doğru evlenen Ali Rıza Efendi Kırmızı Hafız diye şöhret bulan babası Ahmed Efendi'nin (Subaşı) mahallesindeki evinden ayrılarak Koca Kasım Paşa mahallesindeki aslı vakıf olan şimdiki evi sahiplerinden kiralamış eşi ile birlikte bu eve taşınmışlardır. Ev o zamanlar, etrafı yüksek duvarlarla çevrili olup, harem ve selamlığı olan üç katlı tapu kayıtlarına göre ( Bir bab fekani oda ve bir divanhane ve bir tahtessema ve iki bab tahtani oda, bir çeşme bir miktar avlu) klasik, çıkartmalı bir evdi. Dış yüzü sıva üzerine pembe boyalı olup alt pencerelerine emir, üst pencerelerine de ahşap kafesler yapılmıştır. ****** 1881 yılında bu evin ikinci katındaki sol tarafa düşen ocaklı odada doğmuştu. Ali Rıza Efendi'nin 1888 yılında ölümünden sonra, genç yaşında dul kalan Zübeyde Hanım, oğlu küçük Mustafa (******) kızları Naciye ve Makbule, ile biraz da geçim masraflarını hafifletmek üzere, bu pembe evden taşınmışlar, yanındaki daha küçük bir eve nakletmişlerdir. Zaman zaman, çocukları ile birlikte kardeşi Hüseyin Ağa'nın çiftliğine giden Zübeyde Hanım bu sırada ******'ün ifadesiyle, iyi kalpli bir insan olan Ragıp Bey'le, bu küçük evde evlenmişlerdi. ******, babasının sağlığında, kısa bir süre devam ettiği Şemsi efendi mahalle okuluna Pembe evde başlamış, babasının ölümünden sonra, önce Selanik Mülkiye Rüşdiyesi'ne kaybolmuşken, sonra buradan ayrılarak 1893 yılında Selanik Askeri Rüşdiyesi'ne geçmiştir. 1896 yılında Manastır Askeri İdadisi'ne 1899 yılında da İstanbul'daki Harp Okulu'na başladıktan sonra, tatillerinde Selanik'e gelen ****** yine annesi ve kardeşleriyle bu küçük evde oturmuşlardır.
******, 1902 yılında Harp okulunu da bitirmiş, Kurmay sınıfına başlayarak 1905 yılı başlarında Kurmay Yüzbaşı olmuştur. Bu tarihten İkinci Meşrutiyetin ilan edildiği 1908 yılına kadar ******, vatan hizmetinde askerlik görevini yaparken, Şam'da bir kaç fikir arkadaşıyla 1906 da"Vatan ve Hürriyet" adını verdikleri gizli siyasi bir cemiyet kurmuşlardır. Ancak bu cemiyeti asıl Makedonya da faaliyete geçirmek istediğinden bir ara gizlice Selanik'e gitmiş ve orada arkadaşları ile birlikte bu cemiyetin şubesini kurmuştur. İkinci Meşrutiyetin ilanından evvel(1907) Selanik'te görev alan M. Kemal ******, ailesi ile birlikte bu evde oturmuş, birçok siyasi toplantılar bu evde yapılmıştır. Daha sonra Trablusgarp ve Balkan savaşlarının patlak vermesiyle Selanik'ten ayrılan ******'ün bundan sonraki hayatı artık mücadelelerle doludur.
******'ün annesi Zübeyde Hanım da Selanik'te çok kalmamış, Balkan harbinden sonra birçok Türk aileleri gibi kızı Makbule(Atadan) ile birlikte Selanik'ten göçmüş. İstanbul'a gelerek Beşiktaş-Akaretlerde bir eve yerleşmiş, Milli Mücadele yıllarında da Ankara'ya gelmiştir. Ancak, Ankara'nın iklimi sağlığı için elverişli olmadığından Zaferden sonra İzmir'e gönderilmiş, 1923 yılında orada vefat etmiştir.
Balkan harbinden sonra, Selanik Yumanlıların elinde kalmış o güne kadar ******'ün annesi Zübeyde Hanım'ın oturduğu ev de Lozan antlaşması hükümlerince Yunan Hükümetine intikal etmiştir. Yunan Hükümeti de evi Yunanlı bir aileye satmıştır.
Cumhuriyet'in Onuncu yıl dönümü (29 Ekim 1933) dolayısıyla, Selanik Belediyesi, Türk-Yunan dostluğu ve Balkan Konferansının bir hatırası olarak, ******'ün doğduğu evin çift kanatlı kapısının sağ köşesine mermer bir plaka yerleştirmiştir. Plakanın üzerinde Türkçe, Elence ve Fransızca olarak şu ibare yazılıdır;
(Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan ittihadının müzahiri GAZİ MUSTAFA-KEMAL burada dünyaya gelmiştir. İş bu levha Türkiye Cumhuriyetinin onuncu yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Birinciteşrin 1933)
4 Kasım 1933 tarihinde Türkiye'nin Atina Elçisi ve elçilik mensupları Makedonya Genel Valisi, Selanik Belediye Başkanı ve Yunan ileri gelenlerinin katılmasıyla bir tören yapılmış, plaka bu törende yerine konmuştur. Selanik Belediyesi , daha sonra evin, Yunanlı sahibinden satın alarak ******'e hediye edilmesini de kararlaştırmış ev ancak 19 Şubat 1937 de boşaltılabilmiş ve anahtarları Selanik Konsolosluğumuza teslim edilmiştir.
Bu olaydan sonra, ****** Evi, Selanik'teki Türk Konsolosluğu'nun bakımına verilmiş ve evin zemin katında sonradan açılan dükkanlar kaldırılarak eski şekline getirilmiş, sonradan sarıya boyanan ev yine pembe renkle, boyanmış, çatısı aktarılarak onarılmıştır. 1950 yılında daha geniş çapta büyük onarım gören ****** Evi'nin (****** Müzesi) olarak tanzimi düşünülmüş ve bu konuda Dışişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı çalışmalara başlamıştır.
****** Evi'nin tanzim ve teşhiri konusunda fikirlerini almak üzere milli Eğitim Bakanlığınca bazı kişilere baş vurulmuş gerekli eşya İstanbul Dolmabahçe ve Topkapı Saraylarından seçilerek Selanik'e gönderilmiştir. Böylelikle Evin bütün odaları eski şekline göre ayrı ayrı değerlendirilmiş 10 Kasım 1953 günü törenle ziyarete açılmıştır.
Bugün Müze olarak ziyarete açık bulunan Selanik'teki ****** Evi, Selanik Başkonsolosluğumuzun da bulunduğu etrafı duvar parmaklıklarla çevrili bir bahçenin ana caddeye bakan köşesi üzerindedir. Ev üzeri tuğla çatılı, çıkartmalı, eski Türk evleri tipinde ve zemini ile birlikte üç katlıdır. Zemin kat üzerindeki birinci ve ikinci katlar dikdörtgen şeklinde kafesli pencerelerden ışık almaktadır. Eve caddeye açılan çift kanatlı kapısından girilir.

Selanik'te ****** Evi


Zemin Kat: Kapıdan tuğla döşemeli bir hole girilir. Sağdaki birinci oda, kiler, ikincisi mutfaktır. Kilerde mutfak eşyaları (Bakır kaplar, toprak testiler, çömlekler, balta, havan ve küpler, sandıklar) teşhir edilmektedir. Mutfakta dolap ve raflar vardır. Soldaki birinci oda (Hizmetçi odası), ikinci oda (Merdivenli Sofa) dır. Buradan birinci kata çıkılır.
Birinci Kat: Buraya bahçedeki çıkartma taş merdivenle girildiği gibi zemin kattaki merdivenli Sofadan da girilmektedir. Girişte ahşap tavanlı geniş sofa vardır. Sofanın bahçeye bakan atlas perdeli üç penceresi önünde yastık ve işlemeli yaygılarla döşenmiş bir sediri bulunmaktadır. Sofanın orasında yuvarlak ahşap bir masa durmaktadır. Sofanın bahçe girişinde, sağda (Misafir odası) ve bu odadan geçilen küçük bir (Sandık odası) bulunmaktadır. Misafir odası, kadife koltuk ve kanepeler, atlas perde, aynalı komodin, bakır mangal ve sehpalarla döşenmiştir. Duvarda ibrişim işleme bir yazı levhası, bir duvar saati asılıdır.
Soldaki birinci küçük oda (mutfak) tır. Burada ocaklar ve çeşitli mutfak eşyaları yer almaktadır. İkinci oda Yatak odasıdır. Odanın bir köşesinde , çift kişilik demir bir karyola bulunmaktadır. Yatağın baş uçundaki duvarda, gümüş kılaptanlı, kırmızı atlas cüz kasesi içerisinde bir Kur'an-ı Kerim ve bir levha asılı, Levhada Fetih Süresinin ilk ayeti olan (inna fetehnaleke fethan mübina) yazılı. Karyolanın önünde pirinç bir mangal, caddeye, bakan atlas perdeli pencereler boyunca da döşenmiş bir sedir bulunmaktadır.

İkinci Kat: Birinci katın sandık odası bitişiğindeki merdivenli sofadan ikinci kata çıkılır. Buradaki sedirli sofa da birinci kat sofasının aynı olup yalnız daha küçüktür. Girişte sağdaki alçı işleme tavanlı oda (çalışma odası) olarak yarılmıştır. ******'ün doğduğu bu odada, ******'ün tunç bir büstü ile, bir yazı masası, pirinç mangal, koltuklar yer almaktadır. Duvarlarda ******'le ilgili levha ve tabaklar asılıdır. Sağdaki (Yatak odası) ****** Müzesi haline getirilmiştir. Vitrinlerde ******'ün kullandığı elbiseler ve şahsi eşyaları görülür. ******'ün hayatına ait fotoğraflarla, okul çağlarına ait belgeler sıralanmış, bir de küçük ****** kitaplığı kurulmuştur. Yatak odasının bitişiğinde tahta parmaklıklı bir teras mevcuttur.
Selanik'teki ****** Evi'nin son onarımı, düzenleme ve sergilemesi 1981 yılında yapılmıştır.
[url=http://www.kultur.gov.tr/aregem/Belge]www.kultur.gov.tr/aregem/Belge[/url]
******'ün Yurt Gezileri ( 1923-1938 )

Büyük Önder ******, Kurtuluş Savaşı sırasında ve Cumhuriyetin ilk yıllarında, bütün ulusu değişim ve harekete yönlendirebilmek için ülkenin her yerini gezmiş, toplantı ve çalışmalar yapmış ve halk ile iç içe olmaya özen göstermiştir. ****** her gittiği yerde Türk misafirperverliğiyle karşılanmış ve birçok evde kalmıştır. Bugün ******'ün oturduğu, misafir edildiği evler, savaş yönettiği karargahlar, hatırasını taşıyan değerli mekanlar, eşyalarıyla birlikte günümüzde halka açık müzeler haline getirilmiştir.

_________________



Söylediklerimden cok Sustuklarimda Sakliyim..
Ve
Gizlediklerimde Gizliyim..
Beni anlamak için; Konustuklarimdan
çok..
Sustuklarima kulak verin..
Aklım Sukütu Sever benim..
Çünkü çok
ağir ödeştik biz Hayatla..
Ben sonu Ölüm Noktali yollardan gectim..
Üç
Noktalar Koymaz Bana.. .


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chatlaqs.yetkinforum.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ATATÜRK EVLERİ   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ATATÜRK EVLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CHaTLaQS :: MuSTaFa KeMaL ve TüRKiYe :: MuSTaFa KeMaL ve TüRKiYe :: ****** HaYaTi ve ReSiMLeRi-
Buraya geçin: